Köşe Yazıları

Yemenin, haleti ruhiyesi

Bizler insanları tanımak için kimi zaman geleneksel bazı sözlerden yararlarınız. Bunlardan en meşhuru kuşkusuz ‘’Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’’ sözüdür.. Ben de hem alternatif olarak hem de bu sözün bir benzeri olarak diyorum ki “bana ne yediğini göster, sana kim olduğunu söyleyeyim”…
Bizi biz yapan nedir? Seçimlerimiz, tercihlerimiz, tutumlarımız, davranışlarımız. Yediklerimiz de bizim seçim ve tercihlerimizdir. Yediğimiz ve yemediğimiz, yemeyi tercih etmediğimiz şeyler bizimle ilgili çeşitli ipuçları verir. Çevremize bir bakalım ve düşünelim. Yavaş yemek yiyen ile hızlı yiyenler kimler? Sizce hangisi daha sabırsız, hızlı hareket eden, hırslı bir yapıya sahip? Bu sorunun yanıtını hiç kuşkusuz hızlı yemek yiyenler olarak verebiliriz.
Peki yemek yemeyi sosyallik çerçevesinde değerlendirecek olursak tek başına yemek yemeyi tercih edenler kimler? Bu değerlendirme sonrası kişileri içe dönük, yalnızlığı seven ya da dışa dönük, arkadaş canlısı kişiler olarak yorumlayabilir miyiz? Peki sürekli aynı restoranı veya aynı mönüyü tercih edenler kimler? Bu kişiler normalde yeniliğe ne kadar açıklar? Gelelim gün içerisinde sık kahve tüketenlere? Genellikle endişeli, sinirli, baş ağrısından şikayet eden kişiler dediğinizi duyar gibiyim. Benim gözlemlerime gelince… Sağlıklı beslenme konusuna önem veren, farklı diyetler deneyen, çeşitli sağlıklı yaşam bloglarını ve hesaplarını takip edenleri düşünün. Düzenli insanlardır genellikle, yenilikleri takip ederler, farklı yerlere gitmeyi, gezmeyi severler. Deniz ürünlerini seven ve sık tüketenler, keyfe önem veren, enerjik, güler yüzlü kişiler. Özellikle kabuklu deniz ürünleri sevenlerde gözlemim bu yönde, vücudumuzda mutluluk hormonu olarak salgılanan serotoninin bu gıdalarda bulunmasının etkisi olabilir. Bazı kişiler için yemek yemek bazı kuralları içerir ve genellikle esnek davranmazlar.
Önce tuzlu sonra tatlı yer ve asla tatları karıştırmaz; titiz, kurallara uyan, düzeni seven insanlardır. Bir de her yediğinin kalorisini not eden, hesap tutan, akıllı telefonundan bununla ilgili uygulamalardan destek alanları çok görüyorum. Bu durumun temelinde ne olabilir, kaygı, stres, obsesyon, beden algısı ile ilgili bir durum mu var diye düşünüyorum. Bir diğer gözlemim ise, çevremdeki çok endişeli, agresif ve mutsuz bir hanım ile ilgili. Uzun süredir takip ediyorum, kendisi karbonhidrat ağırlıklı beslenir, neredeyse her gün patates kızartması yer. Kahveye olan düşkünlüğünü de tahmin edersiniz.. Sürekli yanında, çekmecesinde çikolata bulunduran hanımlardan ise hiç bahsetmiyorum…
İşim dolayısıyla danışmanlık merkezimize gelen misafir ve danışanların da davranışlarına çok dikkat ederim. Geldiklerinde ne yiyorlar, çocuklarına ne yediriyorlar bana çeşitli ipuçları verir. Şimdi bir de kendimize bakalım. Ağzımızdan çıkan iyi kötü tüm söylemler kadar yediğimiz şeyler de önemli. Gün içerisinde ne yiyoruz? Ne yemeyi tercih ediyoruz, neyi tercih etmiyoruz? Kimlerle yemek yiyoruz? Hızlı mı yavaş mı yiyoruz? Yiyecek ve içecekleri olduğu gibi, kendi tatları ile mi kabul ediyoruz, yoksa tuz, baharat, şeker ekliyor muyuz? Hepsi duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız hakkında birer ipucu…

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close